Bugün senin günün
Selin, bugün senin doğum günün. Bu küçük site, seni kutlamak ve sana “iyi ki doğdun” demenin biraz daha yaratıcı bir yolunu bulmak için.
Selin'e
Her gün başkalarının anlatmadığı hikâyelerini dinliyorsun, onlara sabırla yer açıyorsun. Ben de seni dinledikçe, her cümlende yeni bir şey keşfediyorum.
Bu site tam olarak bir hediye değil — daha çok, birlikte biriktirdiğimiz anları bir araya toplama bahanesi. Belgrad'da bir kahve masasında, Brugge'nin soğuğunda, Viyana'da yürürken ve Halkidiki'de gün batımına bakarken biriktirdiğimiz o küçük anlar... Hepsi burada, senin doğum günün için bir araya geldi.
İyi ki 17 Eylül'de doğmuşsun. İyi ki bir gün karşıma çıkmışsın.
— seni her geçen yıl biraz daha çok seven Eren
Yol boyunca
Belgrad
Meydanın ortasında, güneşin tam üstümüzde olduğu bir öğlen. Sen anlatıyordun, ben sadece seni dinlemek için oradaydım.
Brugge
Aralık ayının Belçika soğuğunda bile elin hep sıcaktı. Noel pazarının ortasında, kulaklıklarınla gülüşün aklımda kaldı.
Viyana
Neue Burg'un önünde, çimlerin üstünde yürürken omzuma yaslandın. Bazı anlar fotoğraf değil, sadece hatıra olarak kalmalı — ama bu ikisini de yaptık.
Halkidiki
Tekneler sallanıyor, gökyüzü pembeye dönüyor. Bazı akşamlar sadece iyi bir masa, iyi bir sohbet ve senin kahkahan yeter.
Basitçe
Gülüşün, girdiğin her odayı bir anda ısıtıyor.
Bütün gün başkalarını dinliyorsun ama eve geldiğinde bana anlatacak hâlâ enerjin oluyor.
Yeni bir şehre ilk adım attığında gözlerindeki o meraklı bakış hiç değişmiyor.
En yorgun günün sonunda bile bir şaka yapacak yeri buluyorsun.
Elini tuttuğumda, ilk günkü o tanıdık sıcaklığı hâlâ hissediyorum.
Sen olunca, sıradan bir akşam bile en sevdiğim anıya dönüşüyor.
Viyana, Freud Müzesi önünde
Sen her gün başkalarının zihnine dikkatle kulak veriyorsun; ben ise yıllardır sadece seninkini çözmeye çalışıyorum. Bu fotoğrafta elleri kavuşturup poz verirken bile içindeki o şakacı tarafı saklayamıyorsun — işte tam da bu yüzden seni seviyorum.
Son bir şey var
mumu üflemek için dokun